B.
Alarm çalmaya başladı.
Sonra bir kez daha. Sesini duyar duymaz ‘Ertele’ tuşuna bastın.
Ertelendi. Peki, vakit geri gelir mi? …gelmez. Hal böyle olunca tabi, giden
vaktin arkasından pişmanlıklar, hüzünler vesair seni alıkoyar her bir ihsani düşünce ve fiilden…
Sonra oturup tekrar ele alırsın konuyu,
tepeden tırnağa, ‘ne yaptım, ne yapıyorum’
diye… Fakat geçen vakit için yapacakların beyhude. Bir gerçek de var elbet, pişman olup tevbe etmek, ki bu hal üzere olduğun vakit
geçmiş günahlar affolur İnşaAllah, ama mühim olan o dur ki ettiğin
tevbeyi koruyabilesin.
Nitekim öyle olur da korur isen ne mutlu
sana. Tevbe edenlerin en hayırlısı olmaya mazhar olursun Biiznillah. Ancak ne
korkunç ve utanç vericidir, tevbe edip de dönersen aynı hataya…
O alarm tekrar tekrar çalsa nafile. Sen
kendine dön, özüne. Ne ararsın da ne bulursun. Kafan ne ile meşgul ki gerçekten korunursun. Yüzleş be adam
şu gerçek ile. Gör artık önündekini de kaldır üzerindeki örtüyü. At, şu gözlüklerini gerçeği ortadan kaldıran… güllük gülistanlık değil burası bir imtihan!
‘Titre de kendine gel artık’ deyip durursun. Ne zamandır, uykun son bulsun?
Gaye ne idi de ne oldu… neyi hatırladın ki
neyi sandın unuttun?
Tevbe et şimdi,
dönmemek üzere geri. Ölmeden öl! Gör o zaman hakkı ile gerçeği…
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder