1 Ocak 2019 Salı

Yorulduğuna değecek bir yol hikayesinin ilk adımları - Konuşmamız Gerek Yazı Dizisi #3




Açık konuşalım. Hepimiz huzurun peşindeyiz. Aksini mi düşünüyorsun? Sanmıyorum. Yani şöyle yaslanıp arkana dünyayı uzaktan seyretmek değil huzurdan kastım. Bilakis, dünyanın içinde, yalnız ona bağlanmadan, ona sevgi duymadan sadece yapılması gerekeni yaparak, bilfiil çalışarak ailen ve çevren; her şeyden önemlisi kendin ve Allah için huzura kavuşmak, benim bahsettiğim.

Buna ulaşmak için buradayız. Sen de bunun peşindesin. Ben de. Evet sana huzuru ulaştıracak bir aracım yok belki ama seni o yöne ilerletecek argümanlarım var. Yolun sonunda yorulduğuna değecek argümanlar bunlar.

Şayet benim huzurum yerinde ben böyle de yolumu bulurum diyorsan, hemen bırak elindekini ve git işine dön.

Benim yazdıklarım senin her şeyden bir an evvel elini eteğini çekmen değil. Huzura kavuşturacak yeni yollar bulmana yardımcı olmak. Yardımcı olmaktan kastım, bu yolda beraberiz aslında, ben yollar aştıkça yazıyor, yazdıkça da paylaşıyorum. Üzerime düşeni yapıp Allah rızası için bildiklerimi ve yaşadıklarımı paylaşarak birken bin olmayı hedefliyorum. Kendim için değil. Biz olmak için.

Bu dünyada sadece sabahtan akşama bir düzene bağlı kalarak ayakta kalmamız mümkün değil! İddialı mı oldu sanki?

Olsun! Geri adım atmıyorum. Bu argümanı savunmayı sürdüreceğim. Çünkü yaşadığımız bu toplumda huzuru arayanlar olarak belki de asıl kaçırdığımız olguyu çoğu zaman unutuyoruz: Değerlerimiz.

Huzur ve değer ilişkisi birbirleriyle çok çok yakın durumdalar bana göre. Araştırma yapılsa, değer ve kültür olarak taşıdıklarımızın zamanla değişmiş, değiştirilmiş veyahut değiştirilmek istenen kısmının, huzuru bulmamıza engel olduğu veya var olan huzurumuzu kaçırmaya yettiği ile ilgili güçlü dayanaklar bulunacaktır.

Nitekim değerlerimiz, kültürel olarak bize katılmış yıllarca süregelen, kişiliğimizi oturtan, bizi biz yapan üstün niteliklerdir. Kaldı ki, kültür, gitgide popüler olmaya, küresel algı ile bir Pazar olmaya yüz tutmak üzere.

Bir eşikteyiz. Bir karar verme eşiğinde. Ciddi olmamız gereken bazı kararlar verme eşiğindeyiz her-birimiz.

Ama her şeyden önce cevap vermemiz gereken bazı soruların olduğunun da bilincindeyiz. Bu sorular kendimizi sorgulatacak, özümüzü dışa çıkaracak, özeleştiri niteliğinde sorular.

Sorulardan birisi şu: Hangi değerler etrafında bütünleşiyoruz?

Evet, değerlerimiz var dedim. Hangi değerler bunlar? Yıllardır hangi değişmez yargıların arkasından çıkmadan yaşamayı sürdürebiliyor ve şikayet etmiyoruz? Bu kalıplaşmış sığ, sonradan getirilen yerine konan değerleşmişlerden bahsetmiyorum.

Seni doğduğundan beri ayakta tutan hangi kültürün bir parçası olarak görüyorsun kendini? Bunu bir cevapla. Ben buraya yazmıyorum. İleriki bölümlerde yekten konuya da dalmış olarak bulabilirsin zira beni.

Amacım seni boğmak değil. Özü kavramanı sağlamaya ön ayak olmak. Buna ihtiyaç var.

Gerçekten bir karar vermek gerekiyorsa şayet, ki gerekiyor, bunları masaya yatırmamız şart. Hepimizin. Ben bunları kendimden yola çıkarak paylaşıyorum. Evet çok da şeffaf olduğum söylenemez, şu satırlarda… ama o günlerde yakındır İnşaAllah!

Konuyu çok da saptırmadan şunu ekleyeyim. Bütün bir ömrünü ne üzerine harcamış olacaksın ki son nefesine geldiğinde artık geriye baktığında keşke demeyesin? Bunu bir düşünelim.

Bu bölümdeki asıl gaye bunu açıklamaktı aslında. Öze inmek, kendimizi bulmak ki yola çıktığımızda yolumuza yön verebilmek. Şu an her nerede ve hangi işte çalışıyor olursan ol. Tek bir amacım var, bu yazılarla seni aldığım yere geri koymamak.

Bir tık da olsa yukarı çıkmana yardımcı olmak. Ben ahkam kesici çok da büyük biri değilim. Aciz sıradan, bir kulum. Ama bir derdim var. Bu topraklarda yaşayan, aynı inanca sahip kardeşimin terakki edebilmesine yardım etmek ve bu yolda düşüncelerimi anlatmak… ne çektin de ne anlatacaksın diye sorsan: Elhamdülillah halime… Demek istediğim unutulmuşsa anımsatmak, biliniyorsa közlendirmektir niyeti, çabayı ve istikameti… Hayrola!

Hülasa, yorulduğuna değecek bir yol benim davet ettiğim…


20 yorum:

  1. Davet edilen yol yorucu olunca değeri anlaşılabilen bir adım atmak bizim görevimiz... Çıktığımız yolda, yolda bulduklarımızla yolu şaşırmamak için büyük gayret göstermeliyiz... Selam ve Dua ile...

    YanıtlaSil
  2. Huzur istemeyen birileri oldukça ki bu çok fazla; biz de huzur bulamayız bu dünyada.

    Fakat dünyada rahat arayanın da rahatı kaçar. Bütün bu üzüntülere rağmen mutlu sona ulaşmaya çalışmakla geçecek ömrümüz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tam da dediğin gibi aslında Müfred, belki de burası değildir huzurun ikametgahı..belki de mutluluk sonsuz hayat için saklanmıştır..

      Sonuçta "dünya, rahat yeri değildir" (sav)

      Sil
  3. Merhabalar yeni keşif ettim.Blogunuzu takip ve izlemeye aldım.Bana da beklerim.(tariflimutfak/sibelinyemekleri).Mutlu yıllar dilerim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. sibel özer, hoşgeldiniz. En kısa sürede blogunuzu inceleyeceğim İnşaallah

      Selamlar

      Sil
  4. Huzur dünya ürünü değildir diye inanırım,sadece numunesi var yaşayıp işte huzur bu dediğimiz.
    Huzuru bulmak için ondan evvel yapmamız gereken öyle çok şey var ki ve insan tek başına bunu yapamaz başaramaz.
    Yalniz da değiliz,huzura göz dikmiş bir Şeytan ve sayısız düşmanları,nefs ve tükenmeyen ihtirasları yanısıra bu dünyada kendine bir sandal inşa edip ahirete doğru kürek çekmek oldu hayat.
    Hep böyleydi.
    Manzaralar değişti insanların simaları alışkanlıkları değişti ama yol yön ve menzil değişmedi.
    Dilerim ki nereye nasıl gittiğimizi zaman zaman hatırlarız çünkü devir yolu unutturma yönü kaybettirme devridir.
    Allah yardımcımız olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet, hatırlamaya ve hatırlatmaya her daim ihtiyaç var. Süreklilik insanı ayakta tutar ve sırf bu yüzden "az ve devamlı" olan makbuldür.

      Evet bana göre de huzur buranın ürünü değil. Sonsuzluk için yaratılmış ademoğlunun huzur arayışı devam ededursun, meyvesini ahirette alacağımız bir yol bu..

      Muvaffak olabilmek duasıyla

      Allah razı olsun

      Sil
  5. Çok doğru, çok derin ama ne yazık ki bir o kadar da unutulmaya yüz tutmuş konular bunlar. Bizler zaten özümüze, şekilci huzurlarımızdan ziyade içsel huzurlarımıza, potansiyelimize dönebildiğimiz kadar insan olabiliyoruz bence. Ya da insan kalabiliyoruz.. Huzuru da çok yanlış yerlerde arıyoruz, bulduğumuzu sanıyor ve hemen tüketiyoruz. Sanırım önce bunu bir netleştirmeli..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğru, tüketime meyilli oluşumuz...evet derin ve bir o kadar da taze bir konu aslında. Hani bazı konular sürekli güncelldir de o kadar göüzümüzün önündedir ya. Alışmışızdır artık. Hah işte bu da onlardan bir bana göre ve unutulmaya yüz tutmamalı

      Evet iç huzur oldukça mühim ve bu,dünya görüşümüzle tahammül sınırımızı Bilen'i ne kadar bilip tasdik ettiğimizle ilgili..

      Allah muvaffak ve gayretli kılsın

      Teşekkür ederim

      Sil
  6. Takipteyim devam inşallah

    YanıtlaSil
  7. ne güzel yazmışsın yaa. ayrıca bence de huzur en önemlisi, herkes mutluluk der ama huzur yaa aslında aranan :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Biliyor musun Derin, aslında bazıan mutsuzlukta bile huzur var..en koyusundan

      Sil
  8. Özümüzü kaybettik. Bulmak ümidiyle.

    YanıtlaSil
  9. Sadece kendi huzurumuz değil, başkalarının huzuru da çok önemli. İyilik her zaman güzeldir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katılıyorum, toplum için ferdin huzuru sağlandığında ferd huzuru yayarak iyiliği yaymış olacak İnşaallah
      Teşekkür ederim

      Sil

Bu hafta en çok okunanlar

Komşular

  • Şeyh Şâmil'in Cevâbı - Şeyh Şâmil (rahimehullah), Ruslara esir düştükten sonra Petersburg'a götürülmüş, burada Çar tarafından iyi karşılanarak hürmet görmüştü. Çar ile defâatl...
    12 saat önce
  • MUZİL - Muzil Alçaltan, zillet veren, hor ve hâkir eden Cenab-ı Hak buyuruyor: "Gerçekten Allah, inkar edenleri hor ve aşağılık kılıcıdır." (Tevbe, 2) "O gün, öyl...
    15 saat önce
  • Yaza dair... - *Size yaza dair hislerimi döktüreyim canlar ;) * *#Erik olayı çok güzel. Mevla eriği yaz meyvesi yaptığı için yazı sevmemek mümkün değil diyebilirim.* ...
    17 saat önce
  • Film:Uzun Hikâye - Osman Sınav ve Çağan Irmak filmerini çok beğenirim.Her biri hayatın unutmaya yüz tutmuş köşelerine dokunur.Veya ilişkilerin artık pek gündeme gelip konuş...
    2 gün önce
  • Cemil Meriç - Nereye gidersen git bulacağın aydınlık, zihninin aydınlığı kadar olacaktır. *Cemil Meriç* 13 Haziran 1987 - Allah rahmet eylesin
    5 gün önce
  • "Ama Mutlu Değil Bizim Çocuklar" - Biraz önce bir arkadaşımın Whatsapp durumunda güzel bir şiir gördüm ve sizlerle paylaşmak istedim. Günümüzün çocuklarından bahsediyor. 4,5 yaşındaki bir er...
    6 gün önce
  • KARALAMA DEFTERİ ~ 3 - Çok güzel bir belgesel izledim geçenlerde. Maidentrip. Hollandalı denizci Laura Dekker'in 14 yaşındayken tek başına 11 metrelik yelkenlisiyle dünya turu...
    2 hafta önce
  • Ayrıcalıklı Kategori: Öneri Filmler - Yorgun bir akşamda ya da kafamızı bir nebze boşaltmak istediğimiz zamanlarda şöyle yormayan, koşturmayan ve yumuşacık bir film ile rahatlamak isteriz ya, i...
    1 ay önce

Burada Sözler Meclisten İçeru

"...Genç adam! bundan böyle senden beklediğim, manevî babanın tabutunu musalla taşına, anadolu kıtası büyüklüğündeki dâva taşını da gediğine koymandır.

surda bir gedik açtık; mukaddes mi mukaddes!

ey kahbe rüzgâr, artık ne yandan esersen es! ..

Allah'ın selâmı üzerine olsun! "

NFK | Necip Fazıl Kısakürek